Oran-Orantı

Görsel sanatları uygulamaya başladığımızda, temel konuların tamamladığımızda; kompozisyon oluşturulmuş çizimlerde veya imgesel anlatımlarda karşımıza çıkan bu oran-orantı nedir?

Bugünkü yazımızda bu kavramı irdeleyeceğiz.

Orantı kelimesinin Türk Dil Kurumun sözlüğünde yer alan açıklaması; “Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, orantı, tenasüp. “tür. Gelin bunu resim sanatında anladığımızı anlatacağımız şekilde nasıl yorumlarız bir bakalım.

Bu durum karşısında algılayacağımız, her nesnenin uzay düzlemin devamlığının idamesini gerçekleştiren formsal ayrıcalığını ortaya koyan değerlerin, kendisi ile olan boyutsal farklılıktır.

İnsan, formunu ele aldığımızda onu insan olarak algılamamıza sebep olan değerlerin kol, bacak y ada kafa gidi detayların asıl olan insan ile kendilerinin değersel anlatımıdır. Bir kol ile ait olduğu beden tanımını ortaya koyan formül birbirleri arasındaki anlatım orantı’dır.

Peki bu tek bir formsal olarak anılacak bir vazo ise. Onun da kendi içinde görsel algımızda oluşturulan değerlerin kendi içerisindeki anlatımı mıdır? Evet.

Bu ne olabilir. Formsal anlatımda farklı yaklaşımlar. Güzel görünmesi için Vazo değerini yoruma açık değerleri, bir çizgi, bir motif veya bir leke bile vazo olarak anlatımda değerlenmesini sağlayan bir ip ucu oran olarak tanımlamamıza sebep olacaktır.

Peki, Türk Dil Kurumu sözlüğü Oran kelimesi için isim olarak belirttiği açıklama nasıl? “Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo” (gerçek). Demek ki Oran kelimesinde orantı gibi tekliğin içindeki kendisinden değil bir başkadan bahsederken kendisine olan farkındalığı ortaya koyan değer anlamına geliyor.

Bu durumda oran kelimesinin açıklamasında mutlak bir nesnenin yanında onu bir başka görsel anlatımın var olması şartı gerekli.

Örneğin, orantısal anlatımını tamamlamış bir çalışma içinde yer alacak bir başka anlatım nesnesinin diğeri ile olan görsel uyum değerine oturmuş olması beklenir.

Perspektif tarafını ele almadan değerlendirilecek olursak bir kedinin duvar üzerinde uzanarak oturması ile serbest sarkan ayağının uzunluğu sıvasız duvarı oluşturan tuğlanın yüksekliği ile anlatımı önemli bir yaklaşımdır konumuza.

Mesela, bebek arabasını yürütmekte olan kadın figürünün tutamacı tutan ellerinin detaysal çizim kaygısı omuz genişliği kadar olabilecek şekilde anlatımı orantı değerlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olacakken, elin bebek arabası tutamacına olan değeri oran değerini bize anlatacaktır.

Biz neden ikisini aynı anda kullanıyoruz resim sanatında yani oran’ı ya da orantısı demiyoruz da direk oran-orantı bağlaşığı olarak değerlendiriyoruz?

Çünkü tek olarak anlatımda dahi kullanılabileceğini düşündüğümüz en küçük yapı taşının bile kendi içinde değeri ve onu ortaya çıkaran değerlendirilmesini sağlayan mutlak bir değer olduğu için beraber kullanıyoruz.

Değerlendirmeye aldığımızda “- çiçek taçları küçük olmuş” derken çiçeğin taçlarını hem kendileri arasındaki değerlerle hem de çiçeği ortaya çıkaran algısal değeri yapraklarını kendi içinde; eğer yalnız değilse kompozisyonda olanlarla olan formların görsel anlatımını değerlendirme durumunda kalıyoruz.

Bir Cevap Yazın