Sanat ve Zanaat

Yazan Yayınlama Tarihi 17 Ekim 2019 0 12 Views

Sanat ile zanaat aynı kökten türemiş olsa da farklı anlamlar için kullanılır.

Fakat somut olarak birbirine yakın göründüklerinden zaman zaman kavram karmaşası yaşanmakta ve aynı anlamda kullanılmaktadır.

Avrupa’da 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar seramikçilikten oymacılık ve dokumacılığa kadar her tür el işçiliği için kullanılan zanaat sözcüğü, Rönesans’la birlikte farklı bir boyut kazanmıştır. Bu döneme kadar güzel sanatlar dışında kalan tüm becerilere tek bir kategori altında “zanaat” denmiş; ikinci derecede önem verilmiştir.

Bu anlayışla bugün sanat olarak kabul edilen maden işleri, ahşap oymacılığı gibi sanatlar dikkate değer nitelikte değildir. Aynı dönemde ülkemizde de durum Avrupa’dan farklı değildir.

Türkiye’de sanat-zanaat ayrımı, ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru, Batılı anlamda güzel sanatlar kavramının gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Günümüzde çağdaş sanat anlayışı artık estetik özelliği olan her tür üretimi, endüstri tasarımı, mimarlık, halıcılık, seramik, oymacılık vb. çok sayıda el beceri ve tasarımlarını da kapsamaktadır.

Sanat: Estetik, beceri ve yeteneği hayal gücüyle harmanlayıp ortaya bir eser koymak için çaba harcamak; bu çabayı notaya, tuvale, taşa, kâğıda vb. aktarıp sonuçta bir eser meydana getirmektir.

Zanaat ise; sözcük olarak aynı anlama gelmekle birlikte el becerisiyle herhangi bir şeyi inşa veya tamir etmek için kullanılmaktadır.

Zanaat, eğitimle olduğu gibi usta-çırak ilişkisiyle de öğrenilir. Sanatı andıran estetik unsurlar olsa da sanatta olduğu gibi özel bir kabiliyet, yeni duygular, değişik tat ve zevklerle farklı ufuk derinlikleri ortaya koymayı gerektirmez.

Zanaat, insanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren bir iştir.

Biçim verilen malzeme değiştikçe sanatın değişik adlara ayrılması da mümkündür.

Ancak sanatı çeşitlendirirken sadece malzeme yönüyle sınıflandırmak mümkün değildir. Malzemenin yanı sıra, ifade ediş biçimi veya daha kapsamlı bir ifadeyle yaratıcılık, bu sınıflandırmada önemli bir etkendir.

Söz gelimi, bir heykeltıraş da ağaca biçim verebilir, bir marangoz da… Fakat heykeltıraşın ağaca biçim verişteki ifade tarzıyla marangozun biçimlendirmesi aynı değildir.

Heykeltıraş, biçimlendirmesini alışılmışın dışında, yeni ve özgün bir biçimde yaparken marangoz ise alışılmış, bilinen veya tekrar edilen bir biçimlendirme yapar.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir