Tasarım Elemanı – Çizgi

Çizgi, noktaların aynı ya da farklı yönlerde, arka arkaya sıralanmasından
oluşur.

İki nokta arasındaki iz ya da belirleyici hat olarak ifade edilebilir. Gerek hat ve kaligrafi, gerekse resim ve çizim sanatlarında çizgi; görülen nesnenin, düşüncedeki imgenin, sanatçının duygusal ve yorumsal tepkisiyle bütünleşerek yüzey üzerinde bıraktığı izdir (Kalyoncu, 2000). Bu yönüyle görsel anlatımın en temel aracıdır.

Sanat elemanı olarak çizgi, tek başına yüzey ve hacim etkisi olmayan, bulunduğu yere göre ince, uzun ve belli yolları izleyen görsel değerlerdir (Say ve Balcı, 2002). Ayrıca, çizgiler kullanım biçimlerine göre çeşitlilik gösterir:
Konumlarına göre yatay, dikey veya diyagonal; biçimlerine göre düz, eğri,
kırık; şiddetlerine göre kalın, ince; tonlarına göre açık, koyu; etkisine göre
aktif, dinamik, pasif, statik, etken, edilgen; yoğunluğuna göre sık, seyrek,
yalın, girift vb. (Klee, 1986).

Geleneksel kitap sanatlarından tezhip ve minyatür çalışmalarında fırça ile yapılan taramalarda, farklı değerlerdeki çizgiler bütünlüğe bağlı olarak tek tek değil, yüzey niteliği taşır ve ton değerleri oluşturur.

Çizgi uygulama şekliyle kalınlaşıp incelerek, sıklaşıp
seyrek biçimde düzenlenerek ritm etkisi uyandırır. Koyu ve kalın çizgiler
daha çarpıcı bir izlenim verirken, yatay çizgiler sükunet, zikzak çizgiler ise
hareket ve heyecan duygusu verir.
Farklı kalınlıklarda, farklı yönlerde, çeşitli çizgi tipleri kullanarak (düz, kırık, eğri vb.) çizgilerin aralıklarını sıklaştırıp azaltarak eser üzerinde hacim ve derinlik etkisi oluşturulabilir. Çizgi ile yapılan düzenlemelerle neşe, hüzün, yorgunluk, kuvvet, kesinlik, enerji, canlılık, asabiyet vb. psikolojik etkiler sağlanabilir (Alpaslan, 2003).

Bir Cevap Yazın